AHMET ÖZER'DEN BERFİN BAHAR'A 16.DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ

27/08/2021

      Ardahan’da 16. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nde… “Orada Bir Kent Var Uzakta”   Ahmet Özer     Dursun Akçam’ın Emeğine Giden Yol  Köy enstitüleri, ülkemizin yirmi bir yerleşim biriminde mucize yaratarak çok önemli işler kotaran eğitim kurumlarıydı. Yoksul, kimsesiz köy çocuklarını yitip gitmekten kurtaran, onları cumhuriyetin önemli değerleri konumuna getirip eğitim ve yazın alanında saygın bireyler yapan bu kurumların temelleri, Atatürk’ün önerisi; dönemin Milli Eğitim Bakanı Saffet Arıkan’la İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç’un oluşturdukları planlama, İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün büyük çabası ve Hasan-Âli Yücel’in bakan olarak ortaya koyduğu iradeyle atılır. Enstitülerin ortaya koyduğu başarı, oluşturdukları örneklik savaş yıllarındaki ülkemizin eğitim dünyasına sunduğu büyük kazanımdır. Burada görev yapan değerlerimizin emeğiyle edebiyat alanına pek çok şair-yazarın katıldığı bir gerçektir. Bu değerlerimizin çabasıyla Anadolu insanının yaşadıkları, yaptıkları insanımıza olduğu kadar bütün insanlığa da gösterilmiştir. Fakir Baykurt, Mahmut Makal, Mehmet Başaran, Talip Apaydın, Osman Bolulu, Mevlüt Kaplan, Ali Dündar, Ali Yüce, Recep Bulut, Emin Özdemir, Adnan Binyazar, Osman Şahin, O. Nuri Poyrazoğlu, Şevket Yücel, Refet Özkan, Selahattin Şimşek, Ümit Kaftancıoğlu, Yusuf Ziya Bahadınlı, Enver Atılgan, Bekir Semerci, Pakize Türkoğlu, Haşim Kanar…bu kurumların yetiştirdiği değerler olarak yazın dünyamıza önemli yapıtlar kazandırmışlardır. Dursun Akçam, bu eğitim nehrine Ardahan’dan, Cılavuz’dan katılan bir pınardı. O, 1927’de Ardahan’ın yokluk, yoksulluk içindeki Ölçek köyünde doğmuş, bir başına verdiği savaşım sonucu ilkokuldan aldığı diplomayla okumak için dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan-Âli Yücel’e mektup yazmış, Tonguç’un yönlendirmesiyle Cılavuz Köy Enstitüsü’nde yepyeni bir dünyaya kavuşmuş, orayı bitirdikten sonra bir süre ilkokul öğretmenliği yapmış, ardından girdiği Gazi Eğitim Enstitüsü’nü 1958’de bitirerek değişik okullarda Türkçe/edebiyat dersleri vermişti.  “Analarımız” adlı röportajı ile Milliyet gazetesinin Ali Naci Karacan ödülüne, Haley adlı öyküsüyle 12. Antalya Festivali Sanat Ödülü’ne, Kanlıderenin Kurtları adlı yapıtıyla 1976 TDK Roman Ödülü’ne layık görülmüştü.   Fakir Baykurt’la TÖS’ün (Türkiye Öğretmenler Sendikası) kurucu kadrosunda yer almış, TÖS, 12 Mart’ta kapatılınca tutuklanmış; yargılama sonucunda mesleğine dönse de sürgünden sürgüne gönderilmiş, Demokrat adlı gazeteyi bir dönem okura ulaştırmıştı. 12 Eylül günlerinde yurtdışına çıkan Akçam ancak 11 yıl sonra yurduna dönebilmişti. Pek çok yayın organında yazıları yayımlanan Dursun Akçam, yazın alanında çıkan pek çok yapıtıyla bize Kuzey Doğu Anadolu’dan özgün bir ses getirmişti. 19 Eylül 2003’te yaşamını yitiren Akçam’ın değişik yayınevlerinde çıkan kitapları bugünlerde Literatür Yayınları’nca okura ulaştırılıyor. Dursun Akçam, doğduğu coğrafyanın çok önemli bir değeri olarak yazdıklarını, bildiği yörenin insanlarının trajik yaşamından söküp almıştı. Ardahan dışında görev yaptığı yerlere de, zorunlu olarak gittiği Almanya’ya da bu insanların yaşam gerçekliğinden sesler, görüntüler götürmüştü. Akçam’ın ölümünün ardından doğduğu Ardahan’da onun anısına yapılan Dursun Akçam Kültürevi’nde yıllardır düzenlenen etkinliklerle bu büyük değerimizin emeği sevenleriyle, onun damarına bağlananlarla buluşturuluyor.   Edirne’yi 1968’de Ardahan’ı 2021’de Görmek Bu yıl 16.sı gerçekleştirilen Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nin konuğuydum. Dursun Akçam’ın oğlu değerli yazarımız Dr. Alper Akçam’ın bu yılkı etkinliklere katılmam konusundaki önerisini sevinçle karşıladım. Orada bana düşen “Coğrafyasına Ses Olan Yazar: Dursun Akçam” başlığı altında bir metin sunmaktı. Bunun için de, ta 1968’de Doğunun Çilesi yapıtıyla buluştuğum bir yazarı, bir meslektaşımı, üyesi olduğum öğretmen örgütünün ikinci başkanını tanıtmaya yönelik bir çabanın içerisinde oldum. 9 Temmuz 2021 öğle üzeri, Esenboğa’dan havalanan uçak, bir buçuk saat sonra bizi Kars Harakani Havalimanına indirdi. Perondan çıkışta karşılamaya gelen Alper arkadaşımız bizi Ardahan’a götürecek olan minibüsün yol kenarında bekletildiğini belirtti. Bavullarımızı sürütüp götürürken bir soğuk dalgasıyla karşılaştık. Ardından iri damlalar döküldü gökyüzünden. Minibüste, aynı etkinlik için üç büyük kentten gelen konukları bekledik bir süre. Bir de ne göreyim, Ankara’da nice etkinlikte bize o etkili sesinden türküler söyleyen opera sanatçımız Ufuk Karakoç elinde sazıyla yanı başımızda. Onunla söyleşirken Alper arkadaşımızın öncülüğünde yağmur altında yolculuğun ilk durağı Susuz ilçesine yöneldik.   Cılavuz Köy Enstitüsü yerleşkesinde tarihe yolculuk   Susuz’un önemli özelliği, o coğrafyanın yazgısını değiştiren Cılavuz Köy Enstitüsü’nü bağrında taşımasıydı. Susuz’a yöneldiğimizde enstitünün ilk direktörü, Dursun Akçam’la eşi Perihan Akçam’a burada kol kanat geren Halit Ağanoğlu’nu düşündüm. Ağanoğlu, tıpkı diğer direktörler gibi saygın, deneyimli bir eğitimciydi. Yıllar önce yayımlanan iki kitabını(Trabzon’dan Erzincan’a ile Köy Enstitüleri Yolunda) yönetmekte olduğum Kıyı dergisinde tanıtmış, (S.48, Mart 1990) sonra da bu yazıyı,Onlarla Yaşadım (Haziran1995) adlı kitabıma almıştım. O yazıda, değerli eğitimcinin, eğitimci-dergi yönetmeni Hüseyin Avni Bey’e(Eyuboğlu) el yazısıyla yazdığı 13 Teşrinisani (Kasım) 1926 tarihli bir mektuba da yer vermiştim. Susuz’da belediye başkanı Oğuz Yantemur’un konuğu olduk. Başkanın ikram ettiği çayları içerken o, çevrenin sorunlarını anlatmayı sürdürdü. Özellikle Cılavuz Köy Enstitüsü’yle ilgili övgü dolu sözler söyledi. Enstitünün çevreye sağladığı “ilk”leri sıralarken, bu kurumun 40’lı yıllarda eğitim ve sosyal alanda harikalar yarattığını vurguladı. Enstitü yapılarıyla ilgili onarıcı tekliflerinin reddedilmesinin kendilerini üzdüğünü belirten başkanın makamında Atatürk’ün yanı başında Nâzım Hikmet’in bir fotoğrafının yer alması bana gurur verdi. Ziyaret sonrasında Cılavuz Köy Enstitüsü yerleşkesinde bulunan tarihi yapıları uzaktan da olsa ilgiyle izledik. Yapıların çoğu Ruslardan kalmıştı. Bu yapılarda kız erkek nice köy çocuğu eğitim gördü. Yırtık giysilerle, çarıklarla geldikleri yerlere eğitimli birer öğretmen olarak uğurlandılar. Buradaki binaların çoğu kaderine terk edilmişti. Oysaki yöreye ışık tutmada nasıl da bir işlev yüklenmişlerdi! Buradan yolu geçenlerle, onların çocukları ve torunlarının bu binaları ayağa kaldırmak için harekete geçmeleri ne iyi olur. Yağmurun, bizi karşılayacaklar için engel oluşturabileceği belirtilmesine karşın Dursun Akçam Ormanı’na yakın bir yerde inanılmaz bir coşkunun yaşandığını gördük. Davul zurna bir tarafta, tulum bir yanda… Halay çekenler, oyun oynayanlar sevincimizi köpürttükçe köpürttü. Bu yaz gününde buraya bahar yeni geliyordu. Arıların birinden öbürüne uçuştuğu kır çiçekleri boy boydu. Kucakladıklarımızla fotoğraf çektirdik. Dağlar elimizin altındaydı sanki ve elimizi uzatsak göğü tutacakmışız gibi bir duygu içindeydik.   Ardahan’da Dursun Akçam Kültürevi’nde Bir süre sonra yeniden araçlara doluştuk. Son hedefimiz Ardahan’daki Dursun Akçam Kültürevi’ydi. Aynı oyunlar burada da oynandı. Tarık Şimşek ile Önder Şimşek bu etkinliklerde büyük özveride bulunarak konukları eğlendirdiler, oynayanlara soluk kattılar. Tarık Şimşek Ardahan’ın simgesi babası Şemşettin Şimşek’in (Fıfır) sanatsal mirasına yüreğini katarak bir geleneği sürdürmenin heyecanını taşıyor. Şöminenin alevini izledik bir süre, ikram edilen böreklerden, keteden, baldan tattık. Etkinliğin sunucusu Çiler Boylu,  köy enstitülü öğretmenlerden Binali Boylu’nun torunu. Bu etkinlik için İstanbul’dan gelmişti. Çiler Boylu’nun takdimiyle Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Alper Akçam, Ardahan Kültür Sanat Bileşenleri dönem sözcüsü Kenan Karabağ, Damal Belediye Başkanı Ergin Önal, Hanak Belediye Başkanı Ayhan Büyükkaya ve Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir birer konuşma yaptılar. Demir, cumhuriyet devrimlerinin tamamlanmadığını, görevimizin bu devrimleri tamamlamak olduğunu belirtti. Osmanlının borçlarının 1954’e değin Türkiye Cumhuriyeti tarafından ödendiğine vurgu yapan Faruk Demir, toplumsal sorumluluğumuzu “koşarak çalışacağız” diyerek özetledi. Demir, sözlerini sürdürüp “Köy enstitüleri kapatılsa da oralarda öğrenim gören değerlerimizin çocukları / torunları oranın eğitim disiplinini yaşamlarında sürdürüyorlar. Cılavuz Köy Enstitüsü mezunu Yasin Selami Erdoğan’ın torunu, burada Halilefendi Mahallesi’nde kurduğu tekstil fabrikasıyla 250 insanımıza iş olanağı sağladı. Kendisine içten teşekkür ederim.” dedi. Değerli sanatçımız Faruk Demir’in Atatürk’ten, cumhuriyetin ilkelerinden, köy enstitülerinden, Dursun Akçam’ın yazınsal kişiliğinden söz eden konuşması, yöreye elinden geldiğince hizmet vermeye kararlı bir kişi olduğunu vurgulamasıyla sona erdi. Öncelerde buranın bir milletvekili olmasını, bugün belediye başkanlığını sürdürmesini bu halkın gücüne bağladı. Son sözü “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” oldu. Ardahanlı olup bu etkinlik için değişik yerlerden gelen, kentine olan sevgi ve bağlılığı içerisine sindiren yazarlar kitaplarını imzaladılar. Burada Dursun Akçam’ın bende olmayan kitaplarından edinme olanağı buldum. Kenan Karabağ’a yeni kitabı Maria Suphi’yi imzalattım.   Nuri Vatan Kent Müzesi, Kentin Değerleri ve Malakanlar Dursun Akçam Kültürevi’nin yanı başında bir müze yer alıyor: Nuri Vatan Kent Müzesi Envanter Toplama Merkezi. Ardahan’da ilk ve tek müze olma özelliği taşıyan Ardahan’ın kurtuluşunun 100’üncü yıldönümünde açılmış. Müze, köylerden ve şehir merkezinden toplanan malzemeleri içeriyor. Müzede köy kültürü ve kentin belleği bir arada yaşatılıyor. Bina, Ardahanlı iş insanı Nuri Vatan tarafından belediyenin kullanımına sunulmuş. Müzenin bahçesinde bir dönem tarım alanında kullanılan onlarca araç gereç yer alıyor. Ardahanlı Taşkın Akpınar’ın bu araç gereçlerle ilgili verdiği bilgiler ilginçti. Mal taşıyan öküz arabasının yanında; Kotan, Maçikal, Furgun, Kaşka, Hotak, Harazan sözcüklerini ilk kez duydum.  Tığ makinesi, Tınaz Makinesi, Bal makinesi, Kura’dan su taşımak için kullanılan öküz kızağı da yıllardır kimbilir kimler tarafından kullanıldıktan sonra buraya bırakılmıştı. Akpınar, bir zamanlar bu coğrafyada yaşayan Malakanlar da söz etmeyi unutmadı. Ona burada teşekkür etmek isterim. 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı'nın (93 Harbi) ardından, Ruslar tarafından Kars’a yerleştirilen bu insanların yaşamını Tarık Akan ve Şerif Sezer’in başrollerini paylaştıkları Yönetmen Murat Saraçoğlu’nun Deli Deli Olma filmiyle tanımıştık. Film, binlerce kişiyi etkilemişti. Müzenin bahçesinde Ardahan’ın kültür sanat dünyasına armağan ettiği değerlerin -portre ve ürünleriyle- bir elin tuttuğu maket kitabın sayfalarında yer alması, izleyenleri etkiliyor. Ardahan’ın geçmişten günümüze kimi değerlerine bakıyorum:  Dursun Akçam, Âşık Müdami, Prof. Dr. Abdülmecit Doğru, Ümit Kaftancıoğlu, Atila Demirel, Ferman Baba( Fermani Kızılateş) Âşık Üzeyir, Âşık Şenlik, Kemal Deruni (Kemal Yeşiltaş), Âşık Zülali.   Yönetmen Reis Çelik’ten Bir Uyarlama: “Ölü Ekmeği” Etkinliğin ilk gününde bir film izledik. Işıklar Sönmesin (1996), Hoşçakal Yarın (1998) gibi filmlere imza atan Yönetmen Reis Çelik, Dursun Akçam’ın “Ölü Ekmeği” öyküsünden esinlenerek çektiği filmi izledik. Çelik film gösterimi öncesinde Dursun Akçam’la ilgili ayrıntılı bir konuşma yaptı   “Görkemli Hatıralar” ve Kura Nehri Kültürevindeki izlencede ikinci gün (10 Temmuz 2021) değişiklik yapıldı. Aynı gün Halk TV’de “Serhan Asker’le izlencesi Ardahan’dan yayımlanacaktı. Bu nedenle Kura Nehri kıyısına bir platform kuruldu. Etkinlikte değişiklik yapılınca, kimi katılımcılara kentin değişik yerlerini görme fırsatı doğmuştu. Ben de eşim Nazlı Özer’le hem Kura Nehri’ni yakından görmek hem Kale’de bir gezinti yapmak için kaldığımız Kafkas Arı Otel’den ayrıldık. Belirtilen yere değin, kâh huş ağaçlarını, kâh peynir satan dükkânları izleyerek belirtilen yere vardık. Kalenin kapısında büyük bir kilit vardı, kale onarımdaydı. Kapıdaki levhada şu bilgiler vardı: Alanı 32.200 m2, sur uzunluğu 754 m. En yüksek yeri 21m. En alçak yeri 6 m. Kule adeti: 14. Çevrede tezek yığınları, bir uçup bir yere konan kargalar yoğunluktaydı. Şavşat’a gidişi gösteren levhaya bakınca 1959’da orada öğretmenlik yapan, Efkâr Tepesi adlı yapıtını orada oluşturup bize armağan eden Dursun Akçam’ın yakın dostu Fakir Baykurt’u anımsadım. Kura’ya baktım uzun uzun. “Kaynağını Allahuekber Dağlarından alan 1515 km uzunluğundaki (bizim sınırlarımızda 189 km) Kura, Ardahan’ın ilçesi Göle dolaylarından çıkıp Gürcistan'dan geçerek Azerbaycan'ın Sabirabad kentinde Aras Nehri ile birleşip Hazar Denizi’ne dökülüyor.” Nehrin bu yaz günündeki yolculuğu usul usuldü. Uzun süre Halk TV’nin canlı yayınını izledik. Belediye Başkanı Faruk Demir, CHP İstanbul İl Başkanı (değerli yazarımız Ümit Kaftancıoğlu’nun gelini) Canan Kaftancıoğlu, Alper Akçam, Türkmen kadınlarının kıyafetinden esinlenlenerek yaptığı bez bebeklerle adını duyuran Damallı Fidan Atmaca, Yönetmen Reis Çelik, değerli öğretmenlerimiz Kâzım Arıcı ile Dursun Akçam’ın eşi saygıdeğer öğretmenimiz Perihan Akçam yöreye ve yörenin değerlerine özgü düşüncelerini dile getirdiler. Âşıklık geleneğini sürdüren iki âşığın atışması, etkinliğe renk kattı. Anlatılan, Ardahan’ın değerleriydi, eğitim ve sanatın iyileştirici gücüydü.   Candan Badem - Kenan Karabağ - Sezai Yazıcı Öğleden sonraki etkinlikte Eylül 2018’de Tunceli’ye yaptığımız gezide tanıştığımız akademisyen-yazar Candan Badem, Kenan Karabağ ve Sezai Yazıcı konuşmacı oldular. Candan Badem, konuşmasında, dönemin Kars Valisi Ğorğanyan’ın anılarını içeren bir çeviriden söz etti: “Nisan 1919’dan 30 Ekim 1920’de Kars’ın Kazım Karabekir kolordusu tarafından yeniden alınmasına dek geçen bir buçuk yıllık sürede Kars ve Ardahan’daki Ermeni hükümetinin icraatı hakkında Türkçede yeterli kaynak yoktur. Bu süreçte Kars valiliği yapan Stepan Ğorğanyan’ın anıları 2018’de Erivan’da kitap olarak yayımlandı. Anıları Ğorğanyan’ın oğlu Konstantin Ğorğanyan 1986 yılında Ermenistan Ulusal Arşivi’ne vermiş. Fizik profesörü Vladimir Harutyunyan’ın, Stepan Ğorğanyan’ın bu arşivde saklanan Ermenice el yazısı anılarından derlediği kitap ilginç yeni bilgiler içeriyor. Ğorğanyan, devlet deneyimi olduğu ve yöreyi iyi bildiği için Taşnak hükümeti tarafından Kars valisi olarak atandı. Ancak Ğorğanyan tüm valiliği boyunca siyasetten uzak durmayan Ermeni generalleri ile anlaşamadı ve onların müdahale ve rekabetiyle uğraştı. Ğorğanyan, Ardahan kaymakamlığına 20 yıl öncesinden kendi kaymakamlığı döneminde yanında çalışmış olan Nahcıvanlı Müslüman Türk İbrahim Kadimov’u getirdi veya atanmasını sağladı. 3 Aralık 1920’de Ermenistan Cumhuriyeti adına Gümrü Antlaşması’nı imzalayan üç kişiden biri olan Ğorğanyan daha sonra Sovyet Ermenistan’dan sürgün edildi ve Tiflis’te anılarını yazdı...” Badem,  Ğorğanyan’ın anılarında kendi hükümetinin halk üzerindeki uygulamalarına nasıl bir eleştiri yönelttiğinden de ayrıntılı olarak söz etti. Karabağ da yeni kitabı Mariya Suphi’nin içeriğinden söz etti. Kitabı 10 yılda yazdığını bunun için birkaç kez değişik kentlere uzun yolculuklar yaptığını belirtti. Araştırmacı Yazar Sezai Yazıcı’nın konusu “Ardahan Kars Gezginleri” üzerineydi. Yazıcı’nın Prof. Karl Koch’un1843’te yaptığı Ardahan gezisi üzerine verdiği bilgiler ilginçti. Karl Koch’un Trabzon, Rize, Hemşin, Hopa, Ardanuç, İspir, Ardahan’da yaptığı araştırmalarda, yörenin flora ve faunasıyla (bitki ve hayvan varlığı) ilgili saptadığı bilgiler ilgi çekiciydi.   Dursun Akçam Ormanı’na yapılan gezide toplanan kır çiçekleri   Dursun Akçam Ormanı’nda Dikili Ağacım Aynı gün yapacağım konuşma ertesi güne ertelenince, Dursun Akçam Ormanı’nda fidan dikimi ve kır şenliğine katılmak için araçlara doluştuk. Kısa zamanda belirtilen yerdeydik. Dursun Akçam Ormanı yöreye soluk aldırıyor. Yıllar önce dikilen fidanlar bugün kocaman birer ağaca dönüşmüş. Yemyeşil kozalaklar barındıran çamlar, güneşle ışıldayan kır çiçekleri, izleyenlerin mutluluğuna yelken açıyor. Tüm konuları doyuracak yiyecekler burada kurulan çadırda bizi bekliyordu. Karnımızı doyurduktan sonra bize armağan edilen birer çam fidanını kazılan çukurlara yerleştirdik. Bir sevinç dolandı damarlarımızda. Artık Ardahan’da dikili bir ağacımız vardı. Davul zurna eşliğinde oynanan oyunları, çekilen halayları ilgiyle izledik. Özellikle “bit kırma” olarak nitelenen oyunun iki oyuncusu Alper Akçam ile Özkan Durmuş’u izlemek espriyi zirveye taşıdı. Kır şenliğinin ardından yeniden kültürevine döndük.   Ali İsmail Korkmaz’dan Acılar, Turgay Demir’den Türküler Ali İsmail Korkmaz, toplumsal tepkinin ifadesi olan gezi kalkışması sırasında Eskişehir’de dövülerek öldürülen 19 yaşında üniversiteli bir gençti. O, içimizde bir ateş yakarak gitti ve hep 19 yaşında kaldı. Onun burada anılmasıyla yaşatılan duyarlık dinleyenleri etkiledi. Ardahan’da doğan, İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarını bitiren Halk müziği alanında master yapan Kültür Bakanlığı Devlet Sanatçısı Turgay Demir, oğlu Aras’ın adını taşıyan sazıyla dinleyenlere çok güzel bir gece yaşattı. Söylediği türkülerle hem kendisini tanıdık hem türkülerinin seline kapıldık.   Oğuz Makal: “1937’den Günümüze Cılavuz Köy Enstitüsü” 11 Temmuzda Prof. Dr. Oğuz Makal’ın hazırladığı ancak kendisinin aramıza katılamadığı “1937’den Günümüze Cılavuz Köy Enstitüsü” belgeselini izledik. Eğitim dünyasına doğan güneşlerden biri olup yöreye can veren Cılavuz’dan içimizi ışıtan, yaşama sevincimizi harlandıran görüntüler bizi uzun uzun düşündürdü. Kayak yapan öğrenciler, arıcılık yapanlar, halay çekenler, döneme göre pek çok alanda getirilen yenilikler, öğrencilerin yaparak yaşayarak gördüğü eğitim, 40’lı yılların etkileyici görünümüydü. Buradaki emeğin baş mimarı Halit Ağanoğlu’nu bir kez daha saygıyla andık.   Ali Cengizkan ve Ahmet Özer’in Değerlendirmeleri Prof. Dr. Ali Cengizkan, “Gazi Eğitim Enstitüsü İş-Resim Bölümü” başlıklı konuşmasında, bu bölümün başlangıçta “İş-Resim” adını taşıdığını, bu adın kapsamında, “medeniyet, fikirler, el işleri, pedagoji, ziraat, ticaret ve folklor” bulunduğunu, Resim-iş olarak belirlendikten sonra içeriğinin büyük ölçüde değiştirildiğini belirtti.  Cengizkan konuşmasında Gazi Eğitim’in bu bölümünün 1935 yılı mezunlarından babası Recep Cengizkan’ın (Cengiz Kan olarak tanınır) emeğinden hareket ederek, bu birimin ülke eğitimindeki yerini değerlendirdi. Bu bölümde eğitim görenlerin, cumhuriyetin kurucu kadrolarıyla birlikte pek çok yeniliğe,imza attıklarını vurguladı. Tonguç’un bu birimdeki çabasını değerlendirdi. Cengizkan, ayrıca Dursun Akçam’la birkaç kez karşılaştıklarını onun net kişiliğe sahip bir dil âşığı olduğunu belirtti.    “Coğrafyasına Ses Olan Yazar: Dursun Akçam” başlığı altında yaptığım konuşmamda Dursun Akçam’ın Doğunun Çilesi kitabından Maral’a, Ölü Ekmeği’nden Dağların Sultanı’na uzanan değerlendirmemin ardından Özellikle Kafdağı’nın Ardı yapıtından öğrendiğimiz yaşamöyküsündeki savaşımının, onu nasıl Cılavuz’a kavuşturduğunu dile getirdim. Onun edebiyat alanındaki emeğini çok yönlü yansıtmaya çalıştım. Akçam’ın yazarlığı konusunda yaptığım konuşmanın bir paragrafını buraya almak isterim: “Akçam’ın öykülerinde okuru şaşırtan çok ince bir ironinin yanı sıra tabulara karşı bir direnişe de tanık oluruz. Öykünün kişileri salt yazar tarafından anlatılan bireyler değildir. Yaşanan olayların kahramanları; onların içine giren, damarına yerleşen, nabzını tutan biri tarafından dile getirilir. Anlatıcı, anlatılanla özdeşleşir. Bu da her öyküye birebir inandırıcılık katar. Toplumcu gerçekçi bir anlayışla bu kişiler yaşamın odağına bir güzel yerleştirilir.” Konuşmamı İlhan Selçuk’un Akçam’ın ölümünün ardından yazdığı yazının bir cümlesiyle bitirdim:

16. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR ve SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI

16/07/2021

16. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI… Ardahan’da kültürün ve sanatın imececi bir gelenekle ele alındığı, bir özgürleşme eylemi, bir aydınlanma çabası olarak sürmekte olan, barışı, kardeşliği, emeğe ve üretime saygıyı, herkese söz hakkı ilkesini büyük bir inat ve umutla en önde tutan Dursun Akçam Kültür ve Satan Günleri’nin 16. sı, bir yıllık bir pandemi arasından sonra 9 Temmuz 2021 Cuma günü başlamıştı... Kars Havaalanında farklı şehirlerden gelen konukların karşılanmasından sonra Dursun Akçam, eşi Perihan Akçam, Ümit Kaftancıoğlu ve birçok değerli öğretmene, eğitmene, sanatçıya yetişme ocağı olmuş, yörenin tarihi Cılavuz Köy Enstitüsü’ne ev sahipliği yapmış Susuz İlçesi’ne gidildi. Belediye Başkanı Oğuz Yantemur konuk ve katılımcıları karşıladıktan sonra topluca Köy Enstitüsü yerleşkesindeki tarihi yapılar ziyaret edildi. Binaların büyük kısmının ilgisizlik ve ihmal nedeniyle harap durumda olduğu gözlendi… Ardahan yönüne hareket eden konvoyu yolda, Dursun Akçam Ormanı mevkiinde araçlarıyla ve kalabalık bir grup olarak gelmiş Ardahan halkı ve Dursun Akçam dostları karşıladı. Burada davul zurna ve tulum eşliğinde topluca oynanan halk oyunlarından sonra Ardahan’a Dursun Akçam Kültürevi’ne geçildi. Kültürevi önünde de halk oyunları oynandı. Konuk ve katılımcılara yöreye özgü yiyeceklerden oluşan bir sunum yapıldı.

16. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ

11/06/2021

Bir yıllık pandemi arasından sonra Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nin 16. sını yapmaya çalışacağız. Mutlaka önce insan sağlığını, önce var olma koşullarımızı düşünerek; gerekli önlemlere uyarak… Koşullar uygun olmazsa, açık havada Ölü Ekmeği (Reis Çelik’in Dursun Akçam yapıtlarından da yararlanarak çektiği, dün akşam TRT2’de gösterime sunulan son filmi) gösterimi ile yetineceğiz… Dursun Akçam aramızdan ayrılalı neredeyse tam 18 yıl olmuş. Nasıl da gelip geçmiş onca zaman, insan şaşıp kalıyor. Onu yalnızca bir baba, var olmamdan yetişmemde yer almış birisi olarak değil, bir mücadele insanı, örnek bir yaşam tarzı olarak da yeni bir imgelem dünyası üzerinde yaşatmaya, çoğaltmaya çalıştım. 2003 yılının Temmuz ayı başında Ardahan’dan ayrılırken kırgındı; “Oğlum ben bir daha bu memlekete gelmem, haberin olsun,” demişti. Gerçekten de gelmedi, gelemedi, yirmi gün sonra hastalık tanısı kondu ve 19 Eylül 2003 günü yaşamdan ayrıldı. O, çarıklı ayaklarıyla, yırtık yamalı üstbaşıyla okulsuz Ölçek Köyü ile Ardahan arasındaki on dört kilometre yolu Cılavuz Köy Enstitüsü’ne kayıt olabilmek için gerekli olan ilkokul diplomasına ulaşabilmek için üç kere yayan yürüyüp benim de öğrencisi olduğum 23 Şubat İlkokulu okul bahçesine kadar ulaşmış, ama oradan “dilenci” sanılarak kovalanmış yoksul bir köylü çocuğuydu… O okula dördüncü sınıftan kayıt oldu; Cılavuz Köy Enstitüsü’nde Tonguç Baba’nın ateşiyle buluştu… Yazar oldu, Kırıkkaleli öğretmenlerle birlikte Anıt Kabir’e ilk öğretmen yürüyüşünün önderiydi; Türkiye Öğretmenler Sendikası yöneticisi oldu, gazetecilik yaptı… Adı ansiklopedilere geçti, Hamburg kıyılarına kadar adı coğrafyalara verildi. Bizde ise 12 Eylül’den sonraki o emperyalizm destekli Şarkiyatçı-“Liberal” kültür saldırısına uğrayanlar arasındaydı… Anadolu kültürünün derin dip akıntıları içinden çıkmış, evrensel kültür ve estetikle buluşmuş bir sanatçı, yazar, kavga ve yaratma insanıydı.

KAFDAĞININ ARDI - ADNAN BİNYAZAR

04/06/2021

Dursun Akçam, 1956 yılında öğrenime başladığım Gazi Eğitim Enstitüsü’nde masa arkadaşımdı. İkimiz de Köy Enstitüsü çıkışlıydık. O, Kars-Cılavuz’dan, ben Diyarbakır-Dicle’den. Akçam altı yıl köy öğretmenliği yapmış olmanın deneyimiyle girmişti Gazi’ye. Dönemin en çok okunan yazın dergisi Varlık’ta “Köy Notları” başlığıyla izlenimleri yayımlanmıştı.

DURSUN AKÇAM CUMHURİYET KİTAP EKİ'NDE

22/04/2021

DURSUN AKÇAM’IN EDEBİYATÇI KİMLİĞİ Kültür ve sanat, imgelem gücünü doğrudan etkileyen, düşünce ve dil dünyasının belirlenmesinde derin izler bırakan eylemlerdir. Edebiyat yapıtının bağlamsal çağrıştırmaları ve retorik arka alanı, bireyin yaşamı algılama, yargılama, kavrayış öğelerinin oluşumunda belirleyici bir rol oynar... Aynı zamanda bilginin yapılanmasında, tekilden tümele, tümelden tekile akan us yürütme alanlarının gelişmesinde yol gösterici olur. Batı’dan gelen Şarkiyatçı kültürel saldırılarla Batı karşıtıymış gibi görünen Doğulu bezirgânlığın kitleleri birbirine düşman ettiği, kimi rızaya dayalı, kimi baskıyla oluşan hegemonik toplumsal yapıların öne çıktığı günümüz ortamında çarıklı ayaklarıyla çıktığı yoksul köylülükten köy öğretmenliğine, sendikal mücadeleye, gazeteciliğe ve arkasından edebiyat alanına uzanmış, evrensel olarak adını duyurmayı başarmış Dursun Akçam’ın yazınsal öyküsüne bir kez daha yakından bakmakta yarar olacaktır. Dursun Akçam’ın tüm yapıtları Literatür Yayınevi tarafından bir kez daha yayımlanıyor… Yazın dünyası onun imge ve kavga dünyasıyla yeniden tanışacak.

16. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ 9/10/11 TEMMUZ'DA ARDAHAN'DA

24/03/2021

2020 yılı içindeki pandemi nedeniyle yapılamayan 16. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri 2021 Temmuz'unun ikinci hafta sonu 9/10/11 Temmuz tarihlerinde Ardahan'da yine pandemi koşulları elverdiği ölçüde yapılacak. Reis Çelik'in Dursun Akçam'ın aynı adlı öyküsünden hareketle çektiği Ölü Ekmeği fiİminin gösterileceği, "ÖLÜ EKMEĞİNDEN GÜNÜMÜZE KÜLTÜR COĞRAFYAMIZ" başlıklı etkinlik, Ardahan Belediyesi ve Ardahan Kültür Sanat Bileşenleri'nin desteği ve katılımıyla gerçekleştirilecek... 

FIRFIR BABA DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ'NDE

23/07/2020

FIRFIR BABA DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ’NDE… Ardahan yaylalarının, toylarının, düğünlerinin, coşkulu günlerinin, sesi, neşesi, vazgeçilmez emektarıydı Fırfır (Şemsettin Şimşek)… Tulumuyla, zurnasıyla, davuluyla, bilge kişiliğiyle hem çalar hem oynar, coşkuya çoşku katardı… Kısa zaman önce talihsiz bir hastalık süreci sonu sonsuzluğa uğurlamıştık onu…

DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ'NDE SİNEMA

18/12/2019

Ardahan'da Dursun Akçam Kültürevi'nde Ardahan Sinema Kulübü tarafından perşembe günleri gösterimi sağlanan sinema filmleri televizyonlarda ve ulusal gazete yayınlarında haber oldu....

HACETTEPE TIP 1975 MEZUNLARI DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ'Nİ ZİYARET ETTİ

28/10/2019

Sınıf buluşmalarını her yıl ülkenin değişik yerinde gerçekleştiren Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 1974 çıkışlı tıp doktorları, bu yıl Kars ve Ardahan yöresini seçmişti. 28 Ekim 2019 günü Ardahan’a gelen ve sayıları yüzün üzerinde olan hekim grubu Ardahan kalesini gezdi, şehirde yemek yedi, alışveriş yaptı ve arkasından Dursun Akçam Kültürevi’ni ziyaret etti. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı Müdürü Metin Onay ve gönüllü yardımcılar tarafından hekim topluluğuna çay ikram edildi. Daha sonra Prof. Dr. Oğuz Makal’ın hazırladığı “KAFDAĞININ ARDINDAKİ DURSUN AKÇAM” adlı belgesel izlendi… Türkiye’nin çok farklı ve önemli hastanelerde görevlerini sürdüren hekim grubu Ardahan’dan güzel anılarla ayrıldı…

DURSUN AKÇAM'I ARDAHAN'DA ANDIK

07/10/2019

ARDAHAN’DA DURSUN AKÇAM’I ANDIK… Üç gündür Ardahan’da, baba ocağındayım. Dün akşam 16 yıl önce sonsuzluğa uğurladığımız Kaf Dağları’nın çarıklı çocuğu Dursun Akçam’ı 15 yıl önce yapımını tamamladığımız Dursun Akçam Kültürevi’nin tıkabasa dolu salonunda andık… Ardahanlı dostlara ve konuklara önce ailemizin hep altüstlükler, fırtınalar içinde geçmiş yaşamını anlattım, sonra da Dursun Akçam yapıtlarının edebi değeri üstüne konuştum.

15. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI

01/07/2019

15. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI Dünyanın en zengin kır çiçeği örtüsüne sahip, Kafkas Arısı’nın yurdu Kuzeydoğu yaylalarında kültürün ve sanatın ateşi 15 yıldır Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nde yanıyor. Her türlü hiyerarşiye ve tekil bakış açısına karşı direnen yayla kültürünün bir parçası olan çokseslilik, hoşgörü, oyunculuk geleneği bu kültür sanat günlerinde kendini yeniliyor, yeni ufuklara doğru kanat açıyor. 28 Haziran Cuma günü başlayan etkinlik 30 Haziran akşamı yapılan müzik dinletisi ile sona erdi...

15DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ...

12/05/2019

15. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ 28/29/30 HAZİRAN 2019 CUMA /CUMARTESİ / PAZAR GÜNLERİ ARDAHAN'DA...15. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri için Haziran Cuma günü Kars’ta buluşuyoruz. 15 yıldır orada aralıksız yanmakta olan kültür ve sanat ateşine katılarak bize onur vereceksiniz. 

DOĞAN HIZLAN'DA DURSUN AKÇAM

08/02/2019

Edebiyat ve kültür dünyamızın yüz akıdır Doğan Hızlan... Has edebiyat damarından gelir... Yıllar önce (2006) Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri için onu da çağıracağımı söylediğimde, gelmez o demişlerdi... Olur olmaz yerlere gitmez; hele de Ardahan'a mı... Gülüp geçmişlerdi. Bir tek çağrım yetti. Geldi Ardahan'a kadar, Kültür Sanat Günlerimize onur verdi. O sıralar arkamızdan dönen dolaplar, Kültürevi ve çalışmalarımızı baltalamaya çalışan resmi ve özel güçlerin karşısında, yanımızda yer aldı... Ardahan'dan döndükten sonra da gözü kulağı üzerimizde oldu... Dünya durdukça durasın seni sevgili Doğan ağabey; keşke seni örnek alabilse birileri... [img-375-left]

DURSUN AKÇAM ARDAHAN'DA ANILDI

30/09/2018

DURSUN AKÇAM ARDAHAN’DA ANILDI Dursun Akçam sonsuzluğa göçüşünün 15. Yılında, baba toprağı Ardahan’da anıldı. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı’nın öncülüğünde, Ardahanlı yazar şair, ressam ve ses sanatçılarından oluşan Ardahan Kültür Sanat Platformu’nun Ardahan Dursun Akçam Kültürevi’de düzenlediği kültür sanat etkinlikleri kapsamında Dursun Akçam Ardahan’da anıldı. 29 Eylül 2018 Cumartesi akşamı Kadir Sinan Onay’ın sunuculuğunu yaptığı gecede Kültürevi’nin salonunu dolduran izleyicilere önce anma toplantısı için gelen iletiler okundu. Daha sonra Oğuz Makal’ın hazırladığı Kaf Dağının Ardandaki Dursun Akçam belgeseli izlettirildi. 

DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ'NDE BAŞTAN SONA KARDEŞLİK

29/09/2018

DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ’NDE SAĞDAN SOLA KARDEŞLİK Ardahanlı yazar, şair, ressam ve ses sanatçılarının oluşturduğu Kültür Sanat Pylatformu tarafından düzenlenen Ardahan Kültür Sanat Günleri’nde Sağdan Sola Kardeşlik adlı oyun sahne aldı. 28 Eylül 2018 gününün akşamında Dursun Akçam Kültürevi salonunu dolduran izleyiciler oyun bitiminde Bingöl’den gelerek oyuna katılan Akif Demir ve Burak Aydın’ı, Ardahanlı gençler Sedat Hanoğlu, Deniz Dark ve Tarık Şimşek’i ayakta alkışladı…

PEN TÜRKİYE ARDAHAN'DA / DURSUN AKÇAM'DA

18/07/2018

PEN Türkiye olarak 13- 15 Temmuzda Ardahan'da 14 Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’ne katıldık. Öyküleri, romanlarıyla olduğu kadar eğitimciliğiyle de kalplerimizde yer eden Dursun Akçam'ı andık. Bu yıl açış konuşmasını bu etkinliklerin mimarı, Dursun Akçam Kültür Sanat Vakfı Başkanı Alper Akçam ve ben yaptık. İkinci Başkanımız Halil İbrahim Özcan, üyelerimiz Prof.Aysu Erden, Metin Cengiz, Şeref Bilsel çeşitli sunumlarla katıldı. “Kültürde Yerellik ve Evrensellik” teması altından paneller birbirini izledi. (Zeynep Oral; 18 Temmuz 2018) 

14. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ SONA ERDİ

17/07/2018

Ardahan’da 14 yıldır sürdürülmekte olan Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri 13 Temmuz Cuma günü başladı. Ankara ve İstanbul’dan farklı havaalanlarından gelen konuklar, PEN Yazarlar Derneği Türkiye Başkanı gazeteci Zeynep Oral, sanatçı Sadık Gürbüz, Maltepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aysu Erden, şair ve yazarlar Şeref Bilsel, Metin Cengiz, aynı zamanda PEN II. Başkanı olan Halil İbrahim Özcan’ın Kars Havaalanında karşılanmasından ve tarih araştırmacısı, Ani’nin Sırları adlı çalışmanın yazarı Sezai Yazıcı, Kura Çözüldü’nün yazarı Kenan Karabağ’ın Kars’ta ekibe katılmasıyla Ardahan’a doğru hareket edildi. Konuklar Kars- Ardahan yolunda, Dursun Akçam Ormanı üzerindeki bir bölgede buraya otomobilleriyle gelen kalabalık bir Ardahanlı grup tarafından karşılandı. Ardahanlı sanatçı Fırfır ve oğlunun çaldığı davul zurna ile yerel oyunlar oynandı. Ardahan’da, Dursun Akçam Kültürevi’nde yapılan ikinci karşılama ve oynanan oyunlardan sonra konuk ve katılımcılara yerel yiyeceklerden oluşan bir sofra kuruldu.

14. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ 13/14/15 TEMMUZ'DA ARDAHAN'DA

05/07/2018

Kuzeydoğu Anadolu yaylalarında kültür ve sanat ateşi yanmayı sürdürüyor. Cılavuz Köy Enstitüsü’nün yayla analarından emanet alarak yaktığı imece ateşinin aydınlığında, sıcaklığında yaşamı sorguluyor; geleneksel kültürümüzü çoğaltmaya, çağcıl ve evrensel bilgi ve estetikle buluşturmaya çalışıyoruz… Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri bu yıl 14. yılını kutluyor… Kaf Dağı’nın ardından çarıklı ayaklarıyla gelip yalınayak sonsuzluğa dönen Dursun Akçam’ın ayak izinde yaşamı sorguluyoruz; kültür ve sanat ile ufkumuzu iyiye, güzele, doğruya doğru açıyoruz… Kafkas Arısı’nın yurdu, dünyanın en zengin kır çiçeği örtüsüne sahip Ardahan yaylaları, açık oturumlar, belgeseller, tiyatro, sinema, Dursun Akçam Ormanı’na fidan dikimi ile şenlenecek.

YOLUN AÇIK OLSUN ZEHRA

24/05/2018

Dursun Akçam Kültürevi'nin can dostu; üretken ve paylaşımcı öğrencisi Zehra Cankan okulu bitirdi; geldi Kültürevi'nin önünde fotoğraf çektirdi. Ve sosyal medyadaki paylaşımında şunları söyledi: Geldiğim gün ilk ayak bastığım yer; Dursun Akçam Kültürevi idi. Kültürün temelini, hayata hangi yönlerden bakmamız gerektiğini hep beraber burada öğrendik biz. Her şey için başta Alper Akçam olmak üzere sonsuz teşekkürler. Yolun ve bahtın açık olsun sevgili Zehra...

ANTİGONE ARDAHAN'DA

04/05/2018

ANTİGONE ARDAHAN’DA Dicle Üniversitesi Tiyatrasi Tiyatro Topluluğunun sahnelediği, Dursun Akçam Tiyatro Topluluğu eski üyesi Murat FİDAN'ın yönettiği Antigone adlı tragedya Ardahan'da, Dursun Akçam Kültürevinde 2 Mayıs 2018 tarihinde sahneye taşındı. 

İSTANBUL MALTEPE'DE ARDAHAN GÜNLERİ

27/11/2017

İstanbul Maltepe’de 24 Kasım Cuma günü başlayan Ardahan Tanıtın Günleri 26 Kasım Pazar akşamı büyük coşkuyla tamamlandı. Çok farklı etkinliklerle şenlik havası içinde geçen Ardahan günlerine katılanların sayısı on binleri buldu. Etkinlik alanı dolup taştı.

DURSUN AKÇAM KÜLTÜREVİ'NDE ÖĞRETMENLER GÜNÜ

25/11/2017

Dursun Akçam Kültürevi’nde Öğretmenler Günü kutlandı. Ardahan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencilerinin düzenlediği Öğretmenler Günü etkinliğinde koro ve solo şarkılar, türküler yer aldı. 

İSTANBUL YAKACIK'TA YAYLA RÜZGARI

25/09/2017

İSTANBUL YAKACIK’TA YAYLA RÜZGÂRLARI 24 Eylül Pazar günü İstanbul Yakacık’ta Dursun Akçam’ın sonsuzluğa uğurlanışının 14. Yılında dostlarla buluştuk. Tanıtım metinlerinde “Ölçek’ten, Ardahan’dan, Cılavuz’dan, Çarıklı Ayakların Ardından” demiştik. Kartal Belediyesi Yakacık Kültür Merkezi’nde Ölçekliler, Dudunalılalar (yeni adı Balıkçılar) Ardahanlılar, Cılavuzlular, Karslılar, Artvinliler buluştu. İstanbullular, Tekirdağlılar, Bursalılar katıldı onlara. Türkiye’nin dört bir yanından insanlar bir araya geldi.  

ARDAHAN BELEDİYESİNDE DURSUN AKÇAM BÜSTÜ

29/07/2017

Ardahan Belediyesi, binasının giriş katında Ardahan’da yetişmiş, yöreye emeği geçmiş adını duyurmuş bilim ve sanat adamlarının büstleri ile haklarında kısa bilgi notlarına yer verdi… Âşık Şenlik, Âşık Baba, Prof. Dr. Mecit Doğru’nun yanında Dursun Akçam ve Ümit Kaftancıoğlu’nun da bu adlar arasında yer alması değerlendirmede siyasi kaatlerden çok nesnel bir değerlendirmenin etkili olduğunu gösteriyor...Dursun Akçam Ormanı oluşturulması sırasında Çevre ve Orman İl Müdürü olan Faruk Köksoy'un büyük katkısı ve özverili çabaları olmuştu...

13. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI

03/07/2017

13. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI   Ardahan’da Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı tarafından 13 yıldır sürdürülmekte olan Kültür ve Sanat Günleri 30 Haziran Cuma günü başladı. Kars Havaalanında Ankara, İstanbul ve İzmir’den gelen bilim insanları ve sanatçıların karşılanmasıyla etkinliğin ilk adımı gerçekleştirildi. Ankara’dan ayrı bir araçla gelen Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Ankara Şubesi üyeleri ve dostlarının da katılımıyla kafile Ardahan’a doğru yola çıktı.

13 DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ 30 HAZİRANDA

08/06/2017

30 HAZİRAN’DA / 13. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ’NDE ARDAHAN’DA… 30 Haziran 2017 Cuma günü 13. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri başlıyor.13 yıldır kültür ve sanatla birlikte yaşayacağız diyoruz; 13 yıldır ufkumuzu, ömrümüzü kültürle sanatla açacağız diyoruz. Dostluğa, dayanışmaya, paylaşmaya çağırıyoruz. Herkese söz hakkı, herkese kendisi olarak yaşama olanağı diyoruz… Kendi dilimiz, kendi sesimiz, kendi kültürümüzle herkese kucak açalım diyoruz… Tiyatro. sinema, açık oturumlar, kır şenliği, fidan dikimi…

DURSUN AKÇAM KARTAL HASAN ÂLİ YÜCEL KÜLTÜR MERKEZİ'NDE...

12/04/2017

[img-286-left-min]Ardahan derneklerinin yılmaz emekçisi, Dursun Akçam'ın öğrencisi ve Ardahan İli Kura Nehri Kür Vadisi Akarsu ve Göllerini Koruma Derneği başkanı Cevdet Şentürk'ün girişimiyle Kartal'daki Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi'nde bulunan diğer yazar ve sanatçıların yanına Dursun Akçam'ın da fotoğrafı asıldı... Emeği geçenleri, Kartal Belediyesi'ni, duyarlılığından ötürü Belediye Başkanı Sayın Altınok Öz e ve Kültür Müdürü Adem Uçar'ı kutluyoruz...

13. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ 30 HAZİRAN-1/2 TEMMUZ'DA

07/03/2017

13. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ HAZIRLIKLARI BAŞLADI ETKİNLİKLER 30 HAZİRAN – ½ TEMMUZ’DA ARDAHAN’DA Bu yıl 13 yapılacak Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri için ilk toplantı 4 Mart 2017 günü Ardahan’da, Dursun Akçam Kültürevi’nde yapıldı. Yoğun bir katılımın olduğu toplantıda Vakıf yöneticileri, Ardahan Üniversiter, Dursun Akçam Tiyatro Topluluğu ve Bi’Nefes Tiyatro Topluluğu temsilcileri de yer aldı. Etkinliklerin 30 Haziran -1/2 Temmuz tarihlerinde yapılması uygun görüldü. Etkinlik başlığı olarak SÖZLÜ KÜLTÜRÜN GÜNLÜK YAŞAMIMIZDAKİ YERİ önerildi.

BAHARI ARDAHAN'DA KARŞILIYORUZ

01/03/2017

Baharı Ardahan'da karşılıyoruz. 4 Mart Cumartesi günü, Saat 15.00'de Dursun Akçam Kültürevi'nde buluşuyoruz. Ardahan'ın kültür ortamını, Dursun Akçam Kültürevi'ni konuşacağız, 13. Kültür Sanat Günleri için ilk adımları atacağız...

DURSUN AKÇAM İSTANBUL KARTAL'DA ANILDI...

09/11/2016

Kartal Hasan Âli Yücel Kültür Merkezi’nde 25 Eylül günü, Saat 13.00’te başlayan etkinliğe girişte Prof. Dr. Oğuz Makal’ın hazırladığı “Kafdağı’nın Ardındaki Dursun Akçam” adlı belgesel izlendi. Vakıf İstanbul Temsilciliği’nden İlimdar Şentürk’ün konuşmasından sonra Vakıf Başkanı Alper Akçam Söz alarak Vakıf kuruluşundan bugüne kadar yapılan çalışmalar, Ardahan’daki Kültürevi yapısı ve Dursun Akçam Ormanı ile bu yıl 12.si düzenlenen Kültür Sanat Günleri hakkında bilgi verdi. 

DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT VAKFI İSTANBUL TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI

04/11/2016

DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT VAKFI İSTANBUL TEMSİLCİLİĞİ AÇILDI  Bir süredir Yılmaz Şentürk’ün başını çektiği, Nuri Çakmak, Kamil Demirci, İlimdar Şentürk, Saltanat Çakmak, Zekiye Saltaş, Cengiz Aktaş, Aydın Karataş, Bahattin Kara, Soner Koç gibi adların da katıldığı bir ekip tarafından Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı İstanbul Temsilciliği açma girişiminin ilk büyük adımı 27 Şubat 2016 günü yapılan toplantı ile gerçekleşmiş oldu.  İstanbul’un değişik semtlerinden Dursun Akçam köylülerinin, Ankara’dan Cengiz Çakmak’ın da katıldığı bir toplantıyla kuruluş girişimi somutlaştı.  Dursun Akçam Kültür ve Sanat Vakfı Yönetim Kurulu'nun 20 Eylül 2016 günü yaptığı toplantıda İstanbul'da temsilcilik açılması girişimi için yapılan çalışmalar gözden geçirildi Ayazma Caddesi Onur İşhanı No: 52 Yakacık-Kartal/ İstanbul adresinde 127 nolu kararla temsilciliğin açılmasına ve Yılmaz Şentürk'ün temsilci olarak atanmasına karar verildi. 

12.DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ SONA ERDİ

20/07/2016

Bu yıl 12. Si düzenlenen Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri coşkulu bir havada başladı. Kars Havaalanında farklı zamanlarda ayrı uçaklarla gelen konukların karşılanmasıyla başlayan etkinlik, Kars Ardahan yolunda bulunan Cılavuz Köy Enstitüsü anıt yapılarının gezilmesi ile sürdü. Ardahan yakınlarındaki Dursun Akçam Ormanı’nda Ardahan’dan araçlarıyla gelmiş Dursun Akçam dostları gelenleri otomobil konvoyu ile karşıladılar. Yağan yağmura karşın davul zurnayla halk oyunları oynandı. Ardahan’da Kültürevi önünde oyunlar sürdü. Konuklara ve katılımcılara yerel hamur işi yiyeceklerin sunulmasından sonra Kültürevi fuaye kısmı ve açık havada sergilenen Onur Aras’ın resim sergisi konuklara tanıtıldı. Daha sonra Faruk Demir- Turgay Demir dinletisine geçildi.Kültürevi salonunu ve giriş bölümünü dolduran Ardahanlılar’ın da katılımıyla bir saati aşan dinleti süresince salonu dolduran kalabalık sanatçılara coşkuyla eşlik etti. Birçok türkü birlikte söylendi. 

VATAN KURTARAN ŞABAN ARDAHAN'DA

16/12/2013

Ardahan’da çıkarcı anlayışın, yalancı siyasetin, riyakârlığın kapısından giremediği, karşılığı para olmayan insanlık değerlerinin geçerli olduğu bir Dursun Akçam Kültürevi var… O Kültürevi’nde sanata, sevgiye, erdemli yaşama gözünü açmış, orada ayağa kalkıp kendisini bulmuş Dursun Akçam Tiyatro Topluluğu, 14-15-16 Aralık 2013 günleri Ardahan’ı tiyatroya doyurdu. Üç gün boyunca Ardahan Halk Eğitim Merkezi’ni tıklım tıklım dolduran yüzlerce kişi “Vatan Kurtaran Şaban”ı izledi. Ayakta kalan da oldu, yer bulamayıp kapıdan geri dönen de… “Vatan Kurtaran Şaban”ı Haldun Taner 1965 yılında yazmış, oyun 1967 yılında ilk kez sahnelenmiş. Yazılışının üstünden tam 38 yıl geçtikten sonra, Ardahan’da üç gün üst üste ağzına kadar dolu salonlara oynandı. 

AKÇAM SOYU TARTIŞMALARI

09/11/2010

Akçam soyadını ne yalnızca Alper Akçam, Taner Akçam veya Cahit Akçam, ne de Dursun Akçam’ın diğer yakınları temsil etmiyor elbette.

ARA

DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT VAKFI VE KÜLTÜREVİ

DURSUN AKÇAM ORMANI

HAMBURG'DA DURSUN AKÇAM KIYISI

ARDAHAN'IN ÖLÇEK KÖYÜ TARİHİ

YAPITLARI