4. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri Coşkuyla Kutlandı.
Anadolu’nun çatısında bayram vardı. 20 Haziran 2008 günü saat 15.00 sularında Ardahan - Kars yolunun 15. kilometresinde, Dursun Akçam ormanının hemen üstünde davul zurna sesleri yankılanıyordu. Kars Belediyesi’nin sağladığı bir araçla Kars Havaalanı’ndan alınmış Kültür Sanat Günleri konuklarını Ardahanlılar davul zurna ve halaylarla karşıladılar… Karşılama yerinden konvoy halinde Ardahan’a hareket edildi. Ardahan’da, Dursun Akçam Kültürevi’nde coşkulu bir kalabalık bekliyordu gelenleri. Yöresel yiyecekler, feselli, bişi, kete sunuldu konuklara.  Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın söylenmesinden sonra Kültür Sanat Vakfı Başkanı Alper Akçam konuştu. Dursun Akçam Kültürevi ve Vakfın Ardahan’daki yeri ve önemini anlatan, Vakıf yönetimi olarak nasıl bir politika izlemekte olduklarını açıklayan bir konuşma yaptı.
1. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nde konu başlığı olarak “Dil ve Hakikat”, 2.’de “Anadolu Kültürü ve Çokseslilik”, 3.’sünde “Anadolu Kültürü ve Kadın” başlıklarını izleyerek bu yıl da “Halk Kültürü, Edebiyatımız ve Eğitim Politikalarımız”ın seçilmiş olduğunu aktardı. Amaçlarının zengin yöre kültürünü yaşatmak ve geliştirmek olduğunu, var olanın korunması yanında evrensel bilgi ışığında donandırılması, gelişme yollarının açılması için çaba gösterdiklerini belirtti. Etkinliklerde işledikleri konuların yörenin ekonomik ve sosyal sorunlarını yakından işlenmesinden ayrı olmadığını, yüzeysel ekonomik tartışmalar yerine ekonomiden ayrı düşünülemeyecek olan dil ve kültür zenginliği üzerinde durduklarını anlattı. Gelecek etkinliklerde arıcılık ve hayvancılıkla ilgili açık oturumlar düzenlenebilmesi için Ardahan Meslek Yüksek Okulu ve diğer kamu kuruluşları, sivil toplum örgütleri ile iş ve güçbirliği yapmak istediklerini açıkladı.  Ardahan kültürünün, yöresel değerlerinin korunup geliştirilmesi kadar yöre coğrafyasının, su ve doğa kaynaklarının da aynı şekilde korunması gereği üzerinde durdu… Kimi çevrelerce sıkça dile getirilen “sanayileşme” vurgusunun bilinçsizce savunulan bir söylem olduğunu, Ardahan’ın öncelikli sorunun tarımda teknolojinin kullanılması, süt, bal ve benzer ürünlerin değerlendirilebilmesi için üretici örgütlenmesinin sağlanması gerektiğini belirtti. Yerel ve ulusal değerlerin kimi yanlış politikalarla yok edilmiş olduğunu, bunun en güzel örneğinin de Köy Enstitüleri olduğunu söyledi.
 Alper Akçam’dan sonra söz alan Ardahan Valisi Selim Cebiroğlu, toplumdaki kimi saplantılardan, özellikle de slogan ve kavramlarla hareket edilmesinin yanlışlığından söz ederek başladı konuşmasına… Köy Enstitüleri’nin kapatılmış olmasını böylesi davranışların bir sonucu olduğunu belirtti. Vali Cebiroğlu, “Köy Enstitüleri’ni kapatarak kolumuzu kestik” dedi. Kol kesmek yerine hastalıklı parmağın onarılması seçilmiş olsaydı çok önemli gelişmeler sağlanabilirdi dedi… Vali Cebiroğlu’nun kültür ve sanatın toplumdaki yerini açıklayan, salonu dolduran izleyiciler tarafından ilgiyle izlenen konuşması coşkulu alkışlarla yanıt buldu… Ardahan Valisi’nin konuşmasından sonra yeniden söz alan Alper Akçam, “Sayın Vali’nin konuşması bana cesaret verdi, sizlerle bazı şeyleri paylaşmak istiyorum” diye başladı sözlerine. Dursun Akçam Kültürevi’nin bazı çevreler tarafından belirli bir önyargıyla değerlendirildiğini, özellikle eğitim alanındaki kimi çalışmalar için izin verilmediğini olduğunu açıkladı… Örnek olarak da bir lisenin yapacağı ve öğrencilerin aylarca hazırlanmış oldukları bir şiir etkinliği için gerekli yerlerden izin alınamamış olduğunu, aynı gün Halk Eğitim Merkezi de dolu olduğundan öğrencilerin çalışmalarının boşa gitmiş olduğunu gösterdi. Ayrıca, bazı çevreler tarafından Dursun Akçam Kültür ve Sanat Şenlikleri için gelen konuklara “potansiyel suçlular” gözüyle bakıldığını, Kültürevi’ne girip çıkanların da aynı çevreler tarafından aynı bakış açısıyla gözlendiğini ekledi… Alper Akçam, aktardığı olayların Ardahan’a yeni atanmış olan Vali Selim Cebiroğlu zamanında yaşanmamış olduğunu, herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almak istemediklerini de ekledi.  Akçam’ın konuşması açılış törene katılan kalabalığın ön sıralarında buz gibi bir hava estirdi… Bazı kıpırdanmalar gözlendi.
 20 Haziran Cuma gününün ikinci konuşmacısı Prof. Dr. Oğuz Makal idi. Oğuz Makal’ın Köy Enstitüleri’nin ülkemiz kültür ve eğitim politikaları içindeki yerini, sanatsal yaşamımıza katkılarını vurgulayan konuşmasından sonra 3. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nde Hasköy Atatürk İlköğretim Okulu öğrencilerinin oynamış oldukları “Halkımız Ormanda” adlı tiyatro oyununun Oğuz Makal tarafından filme alınmış öyküsü gösterildi… Film bitiminde Hasköy’den gelen oyunce çocuklar sahneye çağrıldı. İzleyenlerin coşkulu alkışları içinde kendilerine birer film kopyası verildi… 
4. Kültür Sanat Günleri’nin tiyatro oyunu, Dursun Akçam’ın Türk Dil Kurumu ödülü kazanmış romanı Kanlıderenin Kurtları adlı romandan Alper Akçam tarafından sahneye uyarlanmış aynı adlı oyun oldu.
4. Kültür Sanat Günleri'nin son etkinliğinde Tolga Çandar konseri yer aldı.