1. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR SANAT GÜNLERİ

Ardahan, 3-4-5 Haziran 2005 günlerinde görkemli bir etkinliğe tanık oldu... Bir yıldır yapımı süren Dursun Akçam Kültürevi, 1. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri ile açıldı. 

Egemen kültürün aynılaşmaya, yinelemeye, kopyaya, silikleşmeye, kullaşmaya sürüklediği günlük yaşam içerisinde önemli bir insanca direniş noktası, bir güzel örnek oldu Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri. 12 Eylül 1980 öncesi otuz bine yaklaşan nüfusu, verdiği göçler sonucu nüfusu yalnızca on yedi bine düşmüş yoksul Ardahan, kültürel bir kalkışma için, kendisi olarak varolma çabasıyla dizlerinin üzerine doğruldu sanki... Amerika’da dört ve Kanada’da bir üniversitenin konuğu olarak hakkında düzenlenen toplantılardan dönmüş yazar Adalet Ağaoğlu, yorgunluğuna, geçirdiği kazaların bıraktığı ağrılarına aldırmadan Ardahanlıları onurlandırmaya koşmuştu. Dar zaman üçlemesinin son romanı, “Hayır”ı,  “HER DURUMDA ÖZGÜR KİMLİĞİMİZİ KORUYABİLMEK ANCAK EDİMLE SÖYLENEBİLECEK ŞU İKİ SÖZCÜĞE BAĞLI: YİNELEMEYE HAYIR. AYNILAŞMAYA HAYIR,  AYNILIĞA HAYIR.” diyerek noktalayan bir özgürlük ve özgünlük savaşçısı, yaratıcı sanatçı değil miydi o? Ardahan’ın yayla güneşi onun bu özverili anıtsal direncini aydınlatırken nasıl da gönençle gülümsüyordu... Yalnız Ağaoğlu mu?... Vecihi Timuroğlu, Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı, Prof. Dr. Mustafa Altıntaş, Mustafa Şerif Onaran, Feyza Hepçilingirler, Metin Turan, Reis Çelik, Ufuk Karakoç, K. Semra Eren de oradaydılar...

Ardahanlılar, Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu’nun etkinlik için verdiği otobüsle Kars Kent Konseyi Genel Sekreteri Sezai Yazıcı ve Karslı Dursun Akçam dostlarının eşliğinde gelen konuklarını Kars yolunda, Dursun Akçam Ormanı’nın hemen üzerindeki bir tepede karşıladılar. Konvoyla Dursun Akçam Kültürevi önüne varıldığında, davul zurna ve tulum eşliğinde oynayan Ardahanlı genç kızların özgürlüğe uzanmış güzellikleriyle donanmıştı Kışla Caddesi. Coşkulu bir kalabalık vardı Kültürevi önünde. Kültürevi şöminesinde Dursun Akçam’ın akrabası Ölçek Köyü’nden kadınların pişirdikleri “feselli”ler yenildi birlikte, Ardahanlı bayanların sunduğu el emeği yiyecekler paylaşıldı. Davul zurna eşliğinde halaya duruldu Kültürevi önündeki Kışla Caddesi’nde. Saat tam 16’da kalabalık kapı önünde toplandı... 25. Mekanize Tugay Kurmay Başkanı Albay Sinan Yayla, Dursun Akçam’ın eşi Perihan Akçam ve Cilavuz’dan arkadaşı emekli öğretmen Kazım Arıcı birlikte kestiler kurdelayı. Kalabalık ne salona sığdı, ne dışarıdaki fuayeye! Yüzlerce Ardahanlı, yaş, cins, politik görüş ayrımı yapmaksızın gelmişti açılışa. Kimi yetkili yerel makamların uzak kalışına, tedirgin duruşuna, hatta el altından karşı çıkışına inat... İstanbul’dan, Ankara7dan, Dursun Akçam’ın yaşamının son yıllarını geçirdiği Kuşadası’ndan Hidayet Tunçer ve can dostları katılmıştı açılışa. Eski Esenyurt Belediye başkanı Dr. Gürbüz Çapan, Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, İstanbul Ardahan İli Kültür ve Dayanışma Derneği eski başkanı Cevdet Şentürk ve adlarını burada anamayacağımız gönül dostları... Saygı duruşu ve İstiklâl Marşı’nın birlikte söylenmesinden sonra yapım ekibi çağrıldı sahneye. Yapım sorumlusu ve kontrol elemanları Özkan Durmuş ve Tülay Topçu’dan başlayan tanıtım, seramik ustası, fuayedeki görkemli şöminenin de yapımcısı Beysafa Yılmaz’la, yapı ustaları Mehmet Diktaş, Haydar Diktaş, Metin Akkoyun, sıvacı Halit Özmen, mobilyacı Yusuf Çelik, elektrikçi Erkan Akbulut’la emeği geçen diğer usta ve işçilerin tanıtımıyla sürdü. Dursun Akçam Kültürevi, yapıcılarını, kendisine el emeği, göz nuru dökenleri onurlandırdı Ardahanlıların karşısında... Açılış konuşmalarından sonra oynanması gereken tiyatro oyunu, Dursun Akçam’ın aynı adlı öyküsünden uyarlanmış Sünnet Partisi, Kültürevi karşıtı dedikodulardan çekinen bazı oyuncuların ille de “Valilik Onayı” istemeleri ile oynanamadı... Altı aylık emek, ürkekliğin, ezgin kişiliklerin gölgesinde yitip gitti... İkinci gün Dursun Akçam Öykü Yarışması Ödül Töreni ile başladı. 

Salonu dolduran kalabalık Ardahan il ve ilçelerinden öyküleriyle yarışmaya katılan üretken, duyarlı öğrencilerini alkışladı. Ödüller seçici kurul üyeleri tarafından kazananlara verildi. 4 Haziran Cumartesi gününün ilk oturumu, “Yerel Kültür ve Dursun Akçam” idi... Vecihi Timuroğlu’nun yönettiği oturumda, Feyza Hepçilingirler, Metin Turan, Reis Çelik, Alper Akçam konuşmacı olarak sırayla söz aldılar. Konuşmalar salondan ilgiyle izlendi. İlk oturumun arkasından Çıldır Gölü kıyısının hünerli balıkçısı Atalay Uzunkaya çıktı kürsüye. Terekeme ağzıyla gülmece öğeli yerel anlatılar sundu; güldüren, gerçeğe dokunan, öğreten, karşı duran, altüst eden, onurlandıran karnaval havası doldu salona... İkinci oturumda Adalet Ağaoğlu, Prof. Dr. Kurtuluş kayalı ve Mustafa Şerif Onaran “Dil ve Hakikat İlişkisi” ni konuştular. Dursun Akçam Ormanı’nda fidan ekimi ve pikniğe gelmişti sıra. Tugay Komutanlığı’nın kurdurduğu çadırda yağmurdan korundu konuklar, Ardahanlılarla birlikte çiseleyen yağışın renk kattığı yayla havasını soludular. Aynı günün akşamı Kültürevi salonunu tıklım tıklım dolduran kalabalık Ufuk Karakoç’un türkülerinde yüreğini paylaştı... 5 Haziran Pazar sabahı Ardahan’da Sosyal ve Kültürel Yaşam konuşuldu. Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, 13. Bölge Eczacı Odası Temsilcisi Yunus Dündar, Eğitim Bir- Sen Temsilcisi Ali Suat Ekinci, Eğitim Sen Temsilcisi Çetin Çimli konuşmacı olarak çıktılar kürsüye. Eğtim Bir- Sen Temsilcisi’nin Dursun Akçam’ı öven duygulu konuşması ilgiyle izlendi. Pazar gününün tek oturumunun konusu “Köy Enstitüleri” idi. Semra Eren’in konuşmasından sonra söz alan Prof. Dr. Mustafa Altıntaş, ayakta yaptığı uzun konuşmasında önce Ardahanla ilgili kimi verileri açıkladı. Toplantıyı milletvekilinin arkasından terkedenlerin kulluk anlayışını ve Ardahan’dan toplantıya katıldığı halde Ardahan’la ilgili doyurucu bilgi veremeyen ve yeterli iş arkadaşı katılımı sağlayamayan örgüt temsilcilerini eleştirdi. Günün ve etkinliğin sonunda Reis Çelik’in İnat Hikâyeleri gösterime sunuldu. Reis Çelik söyleşisinden sonra söz alan Alper Akçam’ın Ardahanlılara teşekkür konuşması ile etkinlik programı kapatıldı. Anadolu’nun en uzak ucunda, yoksulluk ve yoksunluklar beldesinde gerçekleştirilen kültür sanat etkinliği, kullaşmaya, aynılaşmaya karşı özgürlüğün, insanca olanın yaşamayı sürdürdüğüne ait önemli bir gösterge olarak kalacak belleklerde...