15. DURSUN AKÇAM KÜLTÜR VE SANAT GÜNLERİ TAMAMLANDI Dünyanın en zengin kır çiçeği örtüsüne sahip, Kafkas Arısı’nın yurdu Kuzeydoğu yaylalarında kültürün ve sanatın ateşi 15 yıldır Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nde yanıyor. Her türlü hiyerarşiye ve tekil bakış açısına karşı direnen yayla kültürünün bir parçası olan çokseslilik, hoşgörü, oyunculuk geleneği bu kültür sanat günlerinde kendini yeniliyor, yeni ufuklara doğru kanat açıyor. 28 Haziran Cuma günü başlayan etkinlik 30 Haziran akşamı yapılan müzik dinletisi ile sona erdi... 15. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri, Ardahan dışından gelen konukların Kars havaalanında ve yol üzerindeki Dursun Akçam Ormanı’nda davul zurna eşliğinde oynanan oyunlarla karşılanmasıyla başladı. Konuklara Dursun Akçam Kültürevi’nde yerel yiyecekler sunuldu. Açılış konuşmalarından ve gelen iletilerin okunmasından sonra Dursun Akçam’ın Almanya yıllarından yakın dostu olan Yücel Feyzioğlu söz aldı. Türk dünyası masallarıyla ilgili önemli çalışmaları olan Feyzioğlu’nun konuşması salonu dolduran izleyiciler tarafından ilgiyle izlendi. 15. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nin ikinci gün programı Sezai Yazıcı’nın “Lord Kirnos’un Ardahan- Kars Gezisi ve Cılavuz Köy Enstitüsü İzlenimleri” başlıklı sunumu ile başladı. Günün tatil ve havanın yağmurlu olmasına karşın salon tamamen doluydu. Sezai Yazıcı’nın bir saate yakın süren sunumu büyük bir ilgiyle izlendi. Sezai Yazıcı, genel olarak Ardahan ve Kars’ta gördükleriyle bölgeyi bir sömürge ülkesine benzeten, Şarkiyatçı eğilimleri güçlü Lord Kirnos’un Cılavuz Köy Enstitüsü ile ilgili övgülerine özellikle dikkat çekti… İkinci konuşmacı Candan Badem, Rus işgali altında geçen yıllarda bölgede yaşananlar üzerine tarihe geçenleri aktardı, kendi yorumlarıyla ve salondan gelen sorularla bakış açısını genişletti. Daha sonra söz alan Kenan Karabağ, 1914 kışı sonrası bölgede yaşanmış altüstlüklerin arka planına ışık tutmaya çalıştı. Daha sonra konuklar ve katılımcılar topluca Çıldır Gölü’nü ziyaret ederek bölgenin çok ilginç coğrafyasını izlediler, sarı sazan balığının tadına baktılar… İkini günün akşam bölümü Alper Akçam’ın metin yazarı olduğu, Ardahanlı gençlerin sahneleyerek oynadıkları “İnayet Turizm” adlı tiyatro oyunu oldu. Oyun bitiminde tıka basa dolu olan Kültürevi salonu güçlü alkışlarla çınlıyordu. Akşamın son etkinliğinde Ardahan Üniversitesi öğrencileri Zehra Cankan, Atakan Çoban ve Kübra Boy şiirler okudular… Daha sonra Ahmet Telli bir saate yakın bir süre ara konuşmalarla donattığı bir şiir zamanını yaşattı… 15. Dursun Akçam Kültür Sanat Günleri’nin üçüncü gününe “Yerel Kültürümüzde Edebiyatın Yeri” başlıklı bildirilerin sunumuyla başlandı. Kafkas Üniversitesi Öğretim Görevlisi Erdoğan Karaşah’ın konuşma başlığı “Atasözlerinde Kadın İmgesi” oldu. Karaşah, kadını öteleyen, aşağılayan ve ikincil cins konumunda gösteren atasözlerinden ayrıntılı bir liste sunduktan sonra Cumhuriyet’le birlikte gelen değişimin kadın yaşamındaki olumlu yerini vurguladı. İkinci konuşmacı Ardahan Üniversitesi Araştırma Görevlisi Bünyamin Tetik, Dursun Akçam ve Ümit Kaftancıoğlu’ndan başlayarak Ardahanlı edebiyatçıların yapıtları üzerine kısa bir bilgi verdi… Dana sonra Âşık geleneği ve bu geleneğin temsilcileri üzerine konuştu. Günün ikinci etkinliği Dursun Akçam Ormanı’nda fidan dikimi ve kır şenliği oldu. Konuk ve katılımcıların davul zurna eşliğinde sürdürdükleri fidan dikiminden sonra Ölçek Köyü’nden gelen çadırda yemek yendi; çeşitli oyunlar oynandı. Günün ve 15. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nin son etkinliği Âşık Feryadi (Maksut Koca) ve Turgay Demir’in katıldıkları müzik dinletisi oldu… Feryadi, Anadolu âşık geleneği üzerine kısa bir bilgi verdikten sonra çeşitli yöre ve âşıklarla kendi parçalarından oluşan zengin bir dinleti sundu. “Kiziroğlu Mustafa Bey” ile, coşkulu alkışlar arasında dinletisini tamamladı. TRT Halk Müziği sanatçısı Turgay Demir uzun havalarla girdiği programını Ahmet Telli’nin şiirle katıldığı ezgilerle sürdürdü. 15. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri, Vakıf ve Kültürevi gönüllülerinin yan yana izleyenleri selamladığı bir kapanışla ve 16. Dursun Akçam Kültür ve Sanat Günleri’nde buluşma sözü ile noktalandı.